MUAMMER KARAOSMANOĞLU
Make your own free website on Tripod.com
TOKAT YAZMACILIĞI

 

TOKAT YAZMACILIĞI

Yazma bir baş örtüsüdür. Günümüzde, çoğunlukla kırsal kesimdeki hanımalrın başlarına örttükleri renkli desenli yazmaları Osmanlı döneminde börk, takke ve fes giyen erkeklerde kullanırlardı.

Reyhan Kaya "Türk Yazmacılık Sanatı" adlı kitabında yazmacılığın tarihini Hitit'lerden başlatıyor. James Mellaart'ın çatal höyük kazılarda bulduğu, pişirilmiş topraktan yapılmış 7000 yıllık desen kalıplarının, kumaş desinatörlüğünün başlangıcı olduğunu, diğer sanatlar gibi Orta Anadolu'da gelişen bu sanatın Tokat'ta gelişmesinin bir raslantı olmadığını ve devamla Türkiye tarihini araştırırken, bu sanatın Orta anadolu'da Tokat'ta gelişmesi ve Tokat ilinin yazmacılık sanatı açısından merkez teşkil etmesi ilginçtir. Örneğin Tokat ve civarında yapılan yazmalardaki geometrik düzen, Selçuk sanatı geometrisine paralellik gösterir. Selçuk sanatının Orta Anadolu'da geliştiğini ve kendi sanat anlayışı içinde verdiği yapıtlarını bu gün dahi görmek mümkündür. "Tokat'ta basılan yazmalar o devrin özelliğini taşıyan tarihi hanlar içinde yapılmaktadır" demektedir.

300 yıl boyunca günümüze kadar sürüp gelen yazmacılık sanatı Tokat'a hastı. Tokat'ın Valide Sultanlara "has" olması nedeniyle başka yerlerde yazmacılık yapılması yasaklanmıştı. 1817 yılında bazı ustalar vergiden kaçmak için Niksar ve Zile taraflarında yazmacılık yapmak istemişlerse de 1821 yılında bu işyerleri kapatılmıştır. 1954 yılında, Örükçülüler hanında 5 adedi olmak üzere, 12 imalathane ve bu imalathanelerin her birinde 50 ile 70 işçi çalıştırıldığından bahsedilmektedir.

1947-1954 yıllarındaki rakamlar günümüze göre çok yüksektir. Bugün yazmacılar hanındaki atölyelerle birlikte, Tokat'taki yazmahane sayısı 15 civarındadır. Ancak her atölyede 3 veya 4 işçi çalışabilmektedir. Yazma imalatının yanı sıra yöresel yazma desenleriyle çeşitli örtüler. Yatak takımları ve elbiseler yapılmaktadır.

TOKAT YAZMACILIK TEKNİĞİ

"Karakalem" ve "Elvanlı" olmak üzere iki tipte basılır. Yıkanarak apresi alınan bezler kurutulduktan sonra istenilen boylarda kesilir.Üstleri keçe kaplanmış geniş tezgahlar üzerine serilerek tahta kalıplarla baskı yapılır. Burada önemli olan, yüzlerce çeşit desenin geleneksel kompozisyonlara uygun olarak basılmasıdır. Kara kalem tipi yazmalarda sadece siyah renk kullanılır. Elvanlı olanlar ise, önce siyah ve daha sonra elvan denilen renklerin diğer kalıplarla basılmasından elde edilir. (Eski yıllarda elvancılık ayrı bir ustalık dalı idi.) Burada çok kısa özet olarak verdiğimiz baskı işlemi dışında, bazı kimyasal boya ve maddelerin kullanılması, bezlerin cerek denilen raflarda kurutulması ve havuzlardaki yıkama işlemleri yazmacılığın bilgi ve ustalık geriktiren önemli bir sanat olduğunu göstermektedir. Bu konuya ilgi duyanlar Reyhan Kayanın "Türk yazmacılık sanatı" İş Bankası yayınları 1974 ve Prof. Kenan Özbel kolleksiyonlarına başvurabilirler. Kalıpcılık, yazma sanatının başlangıcı ve en önemli ustalıklarından biridir. En iyi yazma kalıpları kuru ve fırınlanmış ıhlamur ağacından oyularak yapılanlardır. Yazma Sanatının eski ustaları arasında Niyazi Dinçer, İsmail Öncül, Ali Genç ve Sarraf Ferah adları sayılmaktadır